Oyun tarihine baktığımız zaman çok köklü bir tarihi bulunmaktadır. Oyunun bulunuşundan bu yana oyun yöntemleri ve oyun araçları da gelişmekte ve değişmektedir. Araçlar ve oyun kuralları değiştikçe oyunlarda çeşitlenmeye başlandı ama bence oyunun dönüm noktası elektronik ortamlardaki oyunların bulunmasıyla başlamıştır çünkü elektronik ortamda oyunların bulunmasıyla günlük hayatta çocukların oynadıkları oyunların sınırları belliydi. Elektronik tabanlı oyunlarda ise oyun sınırları tasarımcının hayal gücüne kalmıştır. Oyun tasarımcısının hayal gücü ne kadar fazlaysa oyun o kadar genişlemektedir. ayrıca elektronik tabanlı oyunların bulunmasıyla oyun sadece çocuklara değil de bazı yetişkinlere hitap etmeye başladı.
Elektroniğin gelişmesiyle beraber ve bilgisayarın bulunmasıyla oyunlar kendilerine daha fazla bir alan bulmaya başlamışlardır. Teknolojinin gelişmesiyle beraber (bilgisayar işlem hızının artması, hafıza kapasitesinin artması, grafiğin gelişmesi vb.) oyun sektörü daha da gelişmiştir.
Ne zamanki bilgisayar oyunları insanlar tarafından özellikle çocuklar tarafından bu kadar ilgi duyulmaya başlandıysa insanların aklına şöyle bir soru geldi bilgisayar oyunlarını nasıl eğitim için kullanabiliriz. Azar’e göre oyunların kullanılması öğrenme ve motivasyonu artırır.
Bence bilgisayar oyunları ile gerçek yaşamda parasal açıdan ya da farklı nedenlerden dolayı gerçekleştiremediğimiz bazı olay ve hareketleri gerçekleştirmemiz mümkün olduğundan eğitimde kullanılması birçok açıdan faydalıdır. Gredler sınıfta bilgisayar oyunları kullanımıyla ilgili çeşitli amaçlar tanımlamıştır. Bu amaçlar yeni bilgi ve becerileri pratik yapmada bilgi ve becerilerdeki yetersizlikleri teşhis etmede eleştiri sağlamada ve genel kavramlar ilkelerle yeni ilişkiler kurmada kullanılır. Ayrıca oyunları bir ödül olarak kullanılabilineceğini söylemiştir.
İnsanların doğasında olan bir kelime sıkılmak kelimesi tabi ki çocuklar içinde geçerlidir. Çocuklar sıkıcı buldukları bir şeyi yapmak istemezler sıkılarak yaptıkları oyunda zaten oyun olmaz. Çocuklar oyun oynarken zevk almalılar ki öğrenme süreci hızlı olsun ve isteyerek veya istemeyerek öğrenme isteklerinin artması için oynadıkları eğitsel oyundan zevk almalılar. Bu temelde öğretmen ve öğretmen adaylarına büyük görev düşmektedir;
• Öğrencinin bilişsel hedeflerini gerçekleştirmesine yardımcı olmalıyız.
Öğrencinin zihinsel aktivitelerinde takıldığı bir noktada öğrenciye yardımcı olunmalı.
• Öğrencinin sıkılmaması için öğrenci için sıkıcı olan bölümlerde öğrenci motive edilmelidir.
• Hani derler ya ben sana balık vermiyorum balık tutmasını öğretiyorum işte bizde yani öğretmenler ve öğretmen adayları da öğrenciye hazır bilgi vermek yerine kendi kendine bilgileri toplayabilmesini, onları analiz etmesini ve sentezlemesini öğretmelidir. Yani kendi kendine öğrenmesini sağlamalıyız.
• Temel becerileri, görsel algı, sayı kavramlarını belirten kuralların öğretilmesi gerekir.
Eğitsel oyunlar sadece okullarda değil ya da sadece çocukların gelişimine yönelik değil sağlık ve havacılık gibi birçok alanda da gerçekleştirilmesi külfetli olan eğitimleri simülasyonlarla gerçekleştirilebilir.
Akpınar’a Eğitsel oyunlarla öğrencilere aşağıdaki beceriler kazandırılabilir;
• Olgular kavramlar ve ilkler.
• Yöntemsel bilgiler.
• Sistem dinamiklerine yönelik bilgiler.
• Karar verme, analitik düşünme ve problem çözme becerileri.
• İletişim becerileri.
• Sanal gerçeklik desteğiyle bazı psikomotor beceriler.
• Tutumlar.
Eğitsel oyunlarla öğrencinin karşılaşacağı sorunlar öğrenciyi hırslandıracaktır. Buda öğrenciyi devamlı aktif halde tutacaktır. Bu sorunları çözmek için çaba harcarken hızlı ve pratik düşünmeyi öğrenecektir. Oyunlardaki kurallara uyarak toplumsal kurallara uymayı örenecek. Bu konuda eğitsel oyunlarda asla olumsuz davranışlar ödüllendirilmemelidir. Bunun tersinden olumlu davranışlar ödüllendirilmelidir. Ayrıca oyun öğrenciyi yönlendirmeli ve uyarmalıdır ki öğrenci kendini oyunun içinde kaybetmesin.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder